Mesajlarda, siz ona anlam dolu şeyler gönderirsiniz..
ama o size cevap olarak peki der.
siz son bir ümitle konuyu değiştirmeyi denersiniz..
ama o size cevap olarak yine peki der.
Bir " Peki " 'nin önemi nedir, imza " O " adam dilinden..
Ama Gitme..
bak bağlaçla başladım, bu şiire..
anla işte, kafam çok karışık,
en çocuk yanımla söylüyorum,
Lütfen, g i t m e…
Ve dinle,
Şimdi gidersen,
Hiç tanımadığın bir erkek karşılayacak seni terminalde.
Ve belki sarılacaksınız birbirinize,
Ve belki yanağına bir buse konduracak, adice..
Bedenine dokunacak belki,
Saçlarını okşayacak ya da..
Diyorum işte, gitme..
Sen gittikten sonra,
Sormayacaklar mı bana, ne oldu diye..
Gitti desem, anlarlar mı
Anlasalar bile,
Hissettiklerim bir his olabilir mi yüreklerinde..
Ki; ben kalabilecek miyim buralarda sen gidince,
O senin tenine dokunurken,
Ben kalbimi yırtıcı hayvanlara,
Ben kalbimi isyanlara, armağan etmeyecek miyim…
Sonra, hangi söz durumumu özetlemeye yetecek,
Hangi kutsal el, gözyaşlarımı silmeyi becerecek.
Tüm zamanlarda çekimlerim gitmek fiilini,
anlatırım herkese, gitmemen gerektiğini.
Bir eylemi nasıl süslemem gerekiyorsa süslerim,
Yeter ki gitme…
Bu kez kal.
Kal bu kez.
Derimi soyarcasına sarıl,
Derimin derisizliğine…
Sarıl işte,
Tenimin tensizliğine…
Kal yeter ki,
‘’Güneşe çıplak gözle,
saatlerce bakabilen adam olarak, tarihe geçeyim.’’
Saçmalayışım olursun gitme,
'kendi halinde yaşayan ceset' olurum..
gitme,
doğmamış çocuğumuzu öldürürsün,
şizofrence yaşarım,
her gidene senmişsin gibi şiir yazarım.
bak bu kez farklı diyorum,
bu kez çok büyük harflerle söylüyorum…
GİTME!
imza " O " adam
Bir, iki, üç, mim ..
Bu işler nasıl yapılır bilmem ama vakti zamanında Sayın Ofelya hanım bizleri de " Mim " 'lemiş. İlk başlarda bunu Fiş'lenmek zannetsem de az önce öğrendikten sonra keyifli bir şey olduğunu anladım. Üzerime düşen görev 10 Kişilik Kendi Hare'mim'i kurmam gerekli olduğuymuş.. Ehem ehem başlıyoruz efendim keyifli dakikalar dileriz.

1. Nazlı Öztarhan : Kendileri Star TV Ana Haber Bültenini sunan çok değerli bir insandır. Kendisiyle her ne kadar tanışmak istesem de bir türlü gerçekleştiremediğim için içimde ukte vardır ama hayran olduğum kadındır. Onu gerçekten istiyorum.

2. Jessie J : Bu pıtırcık hanımefendinin insan olduğundan şüpheliyim ama ne olursa olsun Sesine ve o yüzüne hastayım. O kesinlikle olmalı.
3. Hande Subaşı : Bu hanımefendiyle " Anadolu Kartalları " filmiyle tanıştık. Kendisinin karakterini ve kişiliğini araştırdığımızda tam aradığım olgunlukta bir bayan olduğuna rastladım. Olursa hayır demem tabiki .
4. Ekin Türkmen : Bu bayanla da Hababam Sınıfı Filminde tanıştık Nam-ı Değer " Albay Güdük Necmi'nin kızı " O aralar kendimi Mehmet Ali Alabora'ya benzettiğim için hafiften de yazıyordum tabi ki bu bayana ama gençlik yıllarımızdı tabi ki. Kendisi son dönemde " Anadolu Kartalları " filminde yeniden karşıma çıktı ve mazi gözümde canlandı.
5. Müjgan : Evet Müjgan ! Rahmetli Sadri Alışık üstadın nam-ı değer yaşama sebebi. Bu Bayan'ı da " Gözleri 4 defa lacivertti " ile tanıdım. Hee tabi ki Sadri Alışık üstadıma ayıp olur ama yine de isterdim onuda.

6. İclal Aydın : Şiirlerinden ilham aldığım kadın ! O da olsun çıkmazlarda kaldığımızda bizleri nadide fikirleri ile düştüğümüz burhandan çekip çıkarsın.

7. Evrim Akın : Az kalsın unutuyordum bu bayanı ! Aman Allah'ım ! Görüntüsü ile " Jessie J " 'e benzettiğim oynadığı her filme yakışan ve hanım hanımcık olan bu bayan, beni çok ama çok düşündürüyor. Jason Statham gibi bir adam olsam bu bayanla çok farklı şeyler düşünürdüm.
8. Pınar Bulut : Bu bayan da EZEL filminin senaristi idi. Ezel filminin ilk sezonu beni çok etkilemişti o zaman araştırmıştım ve şuanda da Twitter aracılığı ile görüşmüştük. O da olsun çok özgün bir düşünceye sahip sonuçta.

9. Nazlı Tolga : Kendileri Fox TV Haber Spikeri, Bu hanımefendi beni hadi canım diyebileceğim bir habere bile beni inandırıyor. O derece bir yeteneğe sahip o yüzden hayranım kendilerine.

10. Sera Tokdemir : Bu kadını yolda çevirip " Merhaba Bayan, Hoşuma Gider misiniz ? " demek istiyorum. En sona saklamamda ki amaç onun gibi biri aradığımdandır. ( Yazar Burada itiraf ediyor ) Adı bile çok ilhamlı, bu hanımefendiye karşı birşeyler hissettiğimi söyleyebilirim. Onun kadar pürüzsüz yüz ve mimik görmedim hiç. Saf ve doğal güzel dokunmaya bile kıyamam. O kesin olmalı.
Sanırım bitti ama bende bittim tabiki, çok değişik hal ve hareketlere girdim blog başında. Belki de bir çoğunu ilk defa duyuyorsunuzdur ve gördüğünüzde şaşırıyorsunuzdur. Ama napalım gizli güzellikler her zaman ilgimi çeker. Neyse neyse benden bu kadar, şu an izleyicim olarak kimse olmadığı için kimseyi mim'leyemiyorum malesef ki ama olsun inanıyorum günün birinde olacak ! :)
Selametle
Beyaz Örtü ..
Beyaz bir örtü çekildi her tarafa,
Ya gelin oldun başka bir kente,
Ya da şehir kefen sardı, yokluğuna...
Hüzünlenmemek olmaz şimdi....
Açtım şarkıyı çal dedim baba,
İyi gider şimdi bu soğuk havada....
Bir de yanına vişne suyuna vodka,
Tam da yerine geldi işte parça;
"Kar beyazdır, ölüm
Ellerinden gülüm..!"
Diye şarkı yaptıran,
Abi böyle bir şey olmalı sanatçıya...
Sen attın ya kalbimi hani zamanında,
Sanat yaptım o kalpten, şiirler yazıp durdum yokluğuna
Zahmet edip hiçbir zaman, okumasan da...
Aslında değil umrumda,
Takmıyorum hani,
Maksat içimde falan kalma...
Uzun zamandır git-gel yapıyorsun zaten
Vücudumun çeşitli organlarına,
Biliyor musun?
Hiç zevk vermiyorsun bana...
Abi insanın sevdiğine hiç bir yeri kalkar mı?
Tam tersine, sevilenin götü kalkarken...
-bilmiyorum,
Böyle saçmasapan şeyler sorup durma bana...
Nerden nereye geldik,
Hemde hiç gitmemişken.
Tuhaf,
Bakıyorum odamın haline,
O da nasibini almış benden, hepten bertaraf...
Derken, başa sardı bizim parça
"Allah-Kerim-Tekin- durmak lazım şimdi"
Der demez,
"yine yoksun diye,
düşmanım her güne..."
Ya işte öyle...
En çok ta seni bana hatırlatan,
Şu uykusuz gecelere...
Bir de üstüne kar yağdımı bu şehre,
Bil ki;
Aşktan kalbim çok yandı,
Üşüyen ellerimi üfleyerek ısıtıyorum...
- çav bella...
İşte öyle..
Yeni demlenmiş,
Çaydanlığından
İnce belli bir bardağa boşaltılmış,
Tavşan kanı,
Kaçak çay sıcaklığında ellerin...
Ve elinde,
Elektirikli bir ketıldan
Kaba bir fincana köpürülmüş,
Şekersiz,
llımış Capicino yabancılığında ellerim...
Bakışlarımda;
İstanbul Boğazı'ndan
İlk kez geçen
Bir çocuğun
Şaşkınlığı
Ve sevinci...
Ve gözlerin;
Ağrı Dağı'nın doruğunda ikamet eden,
Karlar ülkesinin
Beyaz Prensesinin
Buzdan kalbi
Soğukluğunda...
Küçümsercesine
Ve yükseklerden...
Ki Allah,
Kimseyi gözlerinden düşürmesin;
Emanna...
Hiç olmamış bir dua gibi biliyorum seni;
Hani varla yok arası gibi,
En çokta yokmuşsun misali,
Masalsı...
Ki anlayacağın sevdiğim;
Yine elde var sıfır güzelim...
Tüm umutlar deniz seviyesinde!
Hayaller suya düşüyor!
Geride kalan sadece kahır oluyor....
Ve anlayamayacağın kadarıyla;
Ben sevenindim,
Sende durmaksızın gidenim...
Gidenimdin,
Bende sevenin...
Yani aşk,
Öylesine işte,
Ne kadar anlatabilirsin ki,
Ne kadar anlayabilirsin ki...
Aşk bu,
Adı üstünde
Ve yanında soyadım yok...
İmza " O " adam.







