Hoş hayırlısı..
kendilerini yarim bırakarak gidenlere teşekkür etmezler..
Şimdi;
gecenin bir yarimindeyiz.
içimden sessizce,
trip, aşk, sevgi, nefret çok az,
ve kıskançlık had safhada diyorum kendi kendime…
sen yanlış anlama ama…
niye diye soruyorum bazen, şarkılar beni bir köşede kıstırınca,
müstehzi bir şekilde cevaplandırıyorum sorularımı sonra…
yani özetle demem o ki; ara sıra biz olarak düşünürken senle beni,
gökkuşağının içine çadır kurmuş gibi hissediyorum kendimi…
ama o da ne sen de bizi gör diyorsun!
şaşırıyorum istemeden soruyorum kusura bakma,
+ kimi?
cevap veriyorsun,
-benle onu…
sana yemin ederim tam bir kamera şakasısın aşkım…
ve ben şaşkınlıktan azrail’e el sallıyorum,
gözlerim siz bulutlu…
Yani senden sonra,
rengarenk bir hayatım var diyemem,
günlerim sadece beklemekle geçer,
arada bir kendimce bir şeyler karalarım,
kitap okumayı ve film izlemeyi çok severim,
evimde kendime ait bir kütüphanem var,
çokta sosyal bir insan değilim,
arada bir mahalledeki parka çıkar dolaşırım,
pencereden izlerim dışarıdaki hayatın akışını genelde...
insanlar beni pek tanımaz,
pek önemsemezler,
ama ben onları çok iyi tanırım,
karışırım aralarına bazen,
sokulurum hayatlarına,
hiç dokunmam,
hiç konuşmam,
bilmezler beni,
hiç fark etmezler varlığımı...
ama ben iyi tanıyorum onları;
yaşadıkları güzel şeylerin farkında olmayan insanlar,
kötü yaşantılarının farkında olup da hala öyle yaşayamaya devam eden insanlar,
sevdiklerinin, sevenlerinin değerini bilmeyen insanlar,
değmeyecek bir şey için bir birilerini kıran insanlar,
iyi insanlari kötü insanlar
kötü oldukları halde iyi olduklarına inanan insanlar,
gidenler, gelenler
sevenler, sevmeyenler
kaybedenler, kazananlar
bağımsızlar, bağımlılar...
en can alıcı kısım da bağımlılık benim için,
tamda bu kısımda içim acıyor,
çünkü herkes bir şeylere bir şekilde bağımlı;
bazı insanlar sigara içerler bırakamazlar, bağımlıdırlar
bazıları ise alkol kullanır bir türlü bırakamazlar, bağımlıdırlar
bazıları çalışırlar para kazanmak için işlerine bağımlıdırlar,
....
kimisi de aşıktır çok sever bırakamaz sevdiğini, bağımlıdır,
vesaire,
bense kadın dediğim anneme bağımlıyım..
O da söyler hep hayırlısı oğlum diye..
Bilmez ki;
Hayırlısı da bizi bulmaz ya..
/imza o adam
Beni, Seni sevdiğim gibi, sevme...
Beni,
Seni sevdiğim gibi, sevme...
Öyle bir hataya düşme yani,
Ağzının tadı kaçabilir, midene vakitsiz ağrılar girebilir.
Başın çatlayacak gibi olabilir, hatta fazla abartıp
Toz pembe hayallere bile dalabilirsin.
Düşebilirsin, düşleyebilirsin vesaire
Her saniye görmek isteyebilirsin.
Bu iyi değil.
Beni,
Seni sevdiğim gibi, sevme...
Hangi tarz olduğu önemsiz, tüm şarkılar ağlatabilir
Şehrin en kalabalık semti, dünyanın en yalnız yeri olabilir
Hatta dünya bile sana dar gelebilir...
İçin içine sığmaz,
Dışın çekilmez bir hale bürünebilir, vesaire...
Kısacası,
Terkedilirsin felan, hayatının bekareti bozulabilir...
Beni,
Seni sevdiğim gibi, sevme...
İyi değil bu.
Geceye dem vurursun, gündüzlere de ket
Çekilir seninle mutluluk arasına geçilmez bir set,
Ettiğin her tebessümün altında gizlenir acı bir felaket,
Çok söylersin, ama yine de fayda etmez hiç bir "siktir et."
İyisi mi,
Sen hiç kimseyi sevme.
Anandan emdiğin sütü burnundan getirirler,
Ağzından sayısız "seni seviyorumları",
Sırf götleri kalksın diye dinlerler,
Gözünün yaşına bakmaz,
Sevmezler.
Sevemezler..!
Kimse kimseyi sevmez, kimse gibi...
İyisi mi sen, bana bakıpta aşık falan olmaya kalkma
Otur oturduğun yerde.
Karşılık bulamazsın ben gibi,
Bıçak gibi saplanır böğrüne, terkedip gitmeleri.
Saçma sapan filmler izlerken bile,
Kaptırırsın kendini senaryosuna, sırf iki sevgili öpüştü diye.
Düşlersin hayallerindeki kişiyi, canlandırırsın kendince
Mutsuz sonlara sürüklenirsin.
Gösterime girse, gişe rekorlarını bile piç bırakır hayal kırıkların
Çünkü bilirsin, çektiğin her acı oldukça yüksek bütçelidir...
Sevme beni,
Seni sevdiğim gibi,
Allah korusun,
Olur da bende sevemezsem sen gibi,
Üzülürsün...
Çok üzüldüm ben...
Kimseyi düşünme, başını yastığa koyunca
Islatırsın bir çocuk misali.
Bu iyi değil...
Hadi oku, annenin de öğrettiği gibi
1 Fatiha, 3 Kul hüvellâahü ehad.
Ve kapat gözlerini,
Seni sevdiğim için, yokluğunu helal et...
/imza
Bizi bulmaz ya..
şimdi arasa,
ya da mesaj atsa..
biriyle haber yollasa,
bir şeyler yapsa ya cehennem olmayasıca, ulaşsa bana…
ne güzel olurdu lan diyecektim, ama..
yok demedim, demedim inan bunların hiç birini, asla..
ki; kalp yatağındaki boşluğa ve bahar ayındaki sarhoşluğa da inanmıyorum artık nasılsa…
ölümden korkmadığın bir gün unutmak da varmış hatırlıyorsun,
ve evrende her şeyin zıttı varken,
zıttı olmayan bir tek olan Allah’a inanıyoruz ya…
unutmayı da yaratmış bizi yaratan…
sonra ''üzülme, fazla takma kafana, her şeyi zamana bırak..''
toplumsal mesajları arasında…
bir öğle yemeği sonrası unutmaya dönüp omuzlarında ağlıyorum,
ve diyorum ki hayırlısı,
hem annem de çok severdi bu lafı..
hoş, hayırlısı da bizi bulmaz ya…
Dipnot / İmza "o" adam..
Erken Kaybedenler
Mutlaka okunmalı..
İmza " o " adam..
Ah papatya..
Eskiden olsa " Seviyor " diye sayardık papatya yaprakları;
Şimdi sen gittin ya içiyoruz sakinleştirici niyetine papatya çayları..
Bazen ne yani diyorum; Bir yaprağın olsaydı sevecek miydi beni ? diye..
Ama boş biliyorum..
Bu yüzden bavulumu toplayıp en kolay yolu seçip çekip gidiyorum..
/ Ah yalan Dünya, yalandan yüzüme gülen Dünya /
imza "O" adam..






