Bizi bulmaz ya..

Ah ulan be albayım,
şimdi arasa,
ya da mesaj atsa..
biriyle haber yollasa,
bir şeyler yapsa ya cehennem olmayasıca, ulaşsa bana…
ne güzel olurdu lan diyecektim, ama..
yok demedim, demedim inan bunların hiç birini, asla..
ki; kalp yatağındaki boşluğa ve bahar ayındaki sarhoşluğa da inanmıyorum artık nasılsa…

ölümden korkmadığın bir gün unutmak da varmış hatırlıyorsun,
ve evrende her şeyin zıttı varken,
zıttı olmayan bir tek olan Allah’a inanıyoruz ya…

unutmayı da yaratmış bizi yaratan…
sonra ''üzülme, fazla takma kafana, her şeyi zamana bırak..''
toplumsal mesajları arasında…

bir öğle yemeği sonrası unutmaya dönüp omuzlarında ağlıyorum,
ve diyorum ki hayırlısı,
hem annem de çok severdi bu lafı..

hoş, hayırlısı da bizi bulmaz ya…



Dipnot / İmza "o" adam..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Erken Kaybedenler

Polisiye aşığı biri olarak son zamanlarda yeni keşfettiğim bir yazardan bahsedeceğim saygı değer dostlar. Bu adam " Emrah Serbes ". Kendisi Star TV'de yayınlanmakta olan " Behzat Ç. " Dizisinin senaristi aynı zamanda yazarı. İnce eleyip sık dokuyan bir yapıya sahip ve argoyu doğru ve gerektiği gibi kullanan birisi. Bu yayınlamış olduğumda " Erken Kaybedenler " kitabının son sayfası. Bunu ilk okuduğumda haykırarak güldüm, ' beni görmezden geliyordu baba ' kısmı beni aldı götürdü. Polisiye okuyucularına şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitap. Ana Tema, Ergenlik dönemindeki Erkeklerin yaşadıkları ve yaptıkları. Direksiyonu biraz çeviren Serbes'den çok ama çok etkileyici bir serüven..

Mutlaka okunmalı..



İmza " o " adam..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Ah papatya..

Eskiden olsa " Seviyor " diye sayardık papatya yaprakları;

Şimdi sen gittin ya içiyoruz sakinleştirici niyetine papatya çayları..

Bazen ne yani diyorum; Bir yaprağın olsaydı sevecek miydi beni ? diye..

Ama boş biliyorum..

Bu yüzden bavulumu toplayıp en kolay yolu seçip çekip gidiyorum..

Ağzımda da Üstad'dan gelen bir türkü

/ Ah yalan Dünya, yalandan yüzüme gülen Dünya /


imza "O" adam..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Bir " Peki " 'nin önemi nedir, imza " O " adam dilinden..

Mesajlarda, siz ona anlam dolu şeyler gönderirsiniz..
ama o size cevap olarak peki der.
siz son bir ümitle konuyu değiştirmeyi denersiniz..
ama o size cevap olarak yine peki der.

..

yazınca pek bilmiyorum da...
ama bir ‘’peki’’nin insanın yüzünde bıraktığı küresel soğukluğu,
insanlara anlatınca, kahkahayla gülerler..

yalnızca dört harfi olan bir sözcüğün,
adamı ne hallere düşürdüğünü,
p
e
k
iyi bilmezler…


imza " O " adam.. 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Ama Gitme..

Ama gitme,
bak bağlaçla başladım, bu şiire..
anla işte, kafam çok karışık,
en çocuk yanımla söylüyorum,
Lütfen, g i t m e…

Ve dinle,
Şimdi gidersen,
Hiç tanımadığın bir erkek karşılayacak seni terminalde.
Ve belki sarılacaksınız birbirinize,
Ve belki yanağına bir buse konduracak, adice..
Bedenine dokunacak belki,
Saçlarını okşayacak ya da..
Diyorum işte, gitme..

Sen gittikten sonra,
Sormayacaklar mı bana, ne oldu diye..
Gitti desem, anlarlar mı
Anlasalar bile,
Hissettiklerim bir his olabilir mi yüreklerinde..

Ki; ben kalabilecek miyim buralarda sen gidince,
O senin tenine dokunurken,
Ben kalbimi yırtıcı hayvanlara,
Ben kalbimi isyanlara, armağan etmeyecek miyim…

Sonra, hangi söz durumumu özetlemeye yetecek,
Hangi kutsal el, gözyaşlarımı silmeyi becerecek.
Tüm zamanlarda çekimlerim gitmek fiilini,
anlatırım herkese, gitmemen gerektiğini.
Bir eylemi nasıl süslemem gerekiyorsa süslerim,
Yeter ki gitme…

Bu kez kal.
Kal bu kez.
Derimi soyarcasına sarıl,
Derimin derisizliğine…
Sarıl işte,
Tenimin tensizliğine…

Kal yeter ki,
‘’Güneşe çıplak gözle,
saatlerce bakabilen adam olarak, tarihe geçeyim.’’

Saçmalayışım olursun gitme,
'kendi halinde yaşayan ceset' olurum..
gitme,

doğmamış çocuğumuzu öldürürsün,
şizofrence yaşarım,
her gidene senmişsin gibi şiir yazarım.
bak bu kez farklı diyorum,
bu kez çok büyük harflerle söylüyorum…

GİTME!


imza " O " adam

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Bir, iki, üç, mim ..

Bu işler nasıl yapılır bilmem ama vakti zamanında Sayın Ofelya hanım bizleri de " Mim " 'lemiş. İlk başlarda bunu Fiş'lenmek zannetsem de az önce öğrendikten sonra keyifli bir şey olduğunu anladım. Üzerime düşen görev 10 Kişilik Kendi Hare'mim'i kurmam gerekli olduğuymuş.. Ehem ehem başlıyoruz efendim keyifli dakikalar dileriz.





1. Nazlı Öztarhan : Kendileri Star TV Ana Haber Bültenini sunan çok değerli bir insandır. Kendisiyle her ne kadar tanışmak istesem de bir türlü gerçekleştiremediğim için içimde ukte vardır ama hayran olduğum kadındır. Onu gerçekten istiyorum.








2. Jessie J : Bu pıtırcık hanımefendinin insan olduğundan şüpheliyim ama ne olursa olsun Sesine ve o yüzüne hastayım. O kesinlikle olmalı.














3. Hande Subaşı : Bu hanımefendiyle " Anadolu Kartalları " filmiyle tanıştık. Kendisinin karakterini ve kişiliğini araştırdığımızda tam aradığım olgunlukta bir bayan olduğuna rastladım. Olursa hayır demem tabiki .















4. Ekin Türkmen : Bu bayanla da Hababam Sınıfı Filminde tanıştık Nam-ı Değer " Albay Güdük Necmi'nin kızı " O aralar kendimi Mehmet Ali Alabora'ya benzettiğim için hafiften de yazıyordum tabi ki bu bayana ama gençlik yıllarımızdı tabi ki. Kendisi son dönemde " Anadolu Kartalları " filminde yeniden karşıma çıktı ve mazi gözümde canlandı. 















5. Müjgan : Evet Müjgan ! Rahmetli Sadri Alışık üstadın nam-ı değer yaşama sebebi. Bu Bayan'ı da " Gözleri 4 defa lacivertti " ile tanıdım. Hee tabi ki Sadri Alışık üstadıma ayıp olur ama yine de isterdim onuda.








6. İclal Aydın : Şiirlerinden ilham aldığım kadın ! O da olsun çıkmazlarda kaldığımızda bizleri nadide fikirleri ile düştüğümüz burhandan çekip çıkarsın.














7. Evrim Akın : Az kalsın unutuyordum bu bayanı ! Aman Allah'ım ! Görüntüsü ile " Jessie J " 'e benzettiğim oynadığı her filme yakışan ve hanım hanımcık olan bu bayan, beni çok ama çok düşündürüyor. Jason Statham gibi bir adam olsam bu bayanla çok farklı şeyler düşünürdüm.

















8. Pınar Bulut : Bu bayan da EZEL filminin senaristi idi. Ezel filminin ilk sezonu beni çok etkilemişti o zaman araştırmıştım ve şuanda da Twitter aracılığı ile görüşmüştük. O da olsun çok özgün bir düşünceye sahip sonuçta.










9. Nazlı Tolga : Kendileri Fox TV Haber Spikeri, Bu hanımefendi beni hadi canım diyebileceğim bir habere bile beni inandırıyor. O derece bir yeteneğe sahip o yüzden hayranım kendilerine.













10. Sera Tokdemir : Bu kadını yolda çevirip " Merhaba Bayan, Hoşuma Gider misiniz ? " demek istiyorum. En sona saklamamda ki amaç onun gibi biri aradığımdandır. ( Yazar Burada itiraf ediyor )  Adı bile çok ilhamlı, bu hanımefendiye karşı birşeyler hissettiğimi söyleyebilirim. Onun kadar pürüzsüz yüz ve mimik görmedim hiç. Saf ve doğal güzel dokunmaya bile kıyamam. O kesin olmalı.





Sanırım bitti ama bende bittim tabiki, çok değişik hal ve hareketlere girdim blog başında. Belki de bir çoğunu ilk defa duyuyorsunuzdur ve gördüğünüzde şaşırıyorsunuzdur. Ama napalım gizli güzellikler her zaman ilgimi çeker. Neyse neyse benden bu kadar, şu an izleyicim olarak kimse olmadığı için kimseyi mim'leyemiyorum malesef ki ama olsun inanıyorum günün birinde olacak ! :)


Selametle

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Beyaz Örtü ..

Bugün kar yağdı memlekete,
Beyaz bir örtü çekildi her tarafa,
Ya gelin oldun başka bir kente,
Ya da şehir kefen sardı, yokluğuna...

Hüzünlenmemek olmaz şimdi....

Açtım şarkıyı çal dedim baba,
İyi gider şimdi bu soğuk havada....

Bir de yanına vişne suyuna vodka,
Tam da yerine geldi işte parça;

"Kar beyazdır, ölüm
Ellerinden gülüm..!"

Diye şarkı yaptıran,
Abi böyle bir şey olmalı sanatçıya...

Sen attın ya kalbimi hani zamanında,
Sanat yaptım o kalpten, şiirler yazıp durdum yokluğuna
Zahmet edip hiçbir zaman, okumasan da...

Aslında değil umrumda,
Takmıyorum hani,
Maksat içimde falan kalma...

Uzun zamandır git-gel yapıyorsun zaten
Vücudumun çeşitli organlarına,
Biliyor musun?
Hiç zevk vermiyorsun bana...

Abi insanın sevdiğine hiç bir yeri kalkar mı?
Tam tersine, sevilenin götü kalkarken...

-bilmiyorum,
Böyle saçmasapan şeyler sorup durma bana...

Nerden nereye geldik,
Hemde hiç gitmemişken.
Tuhaf,
Bakıyorum odamın haline,
O da nasibini almış benden, hepten bertaraf...

Derken, başa sardı bizim parça
"Allah-Kerim-Tekin- durmak lazım şimdi"
Der demez,

"yine yoksun diye,
düşmanım her güne..."

Ya işte öyle...

En çok ta seni bana hatırlatan,
Şu uykusuz gecelere...

Bir de üstüne kar yağdımı bu şehre,
Bil ki;

Aşktan kalbim çok yandı,
Üşüyen ellerimi üfleyerek ısıtıyorum...

- çav bella...




İmza " O " adam .. 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

İşte öyle..

Elimde,
Yeni demlenmiş,
Çaydanlığından
İnce belli bir bardağa boşaltılmış,
Tavşan kanı,
Kaçak çay sıcaklığında ellerin...

Ve elinde,
Elektirikli bir ketıldan
Kaba bir fincana köpürülmüş,
Şekersiz,
llımış Capicino yabancılığında ellerim...

Bakışlarımda;
İstanbul Boğazı'ndan
İlk kez geçen
Bir çocuğun
Şaşkınlığı
Ve sevinci...

Ve gözlerin;
Ağrı Dağı'nın doruğunda ikamet eden,
Karlar ülkesinin
Beyaz Prensesinin
Buzdan kalbi
Soğukluğunda...

Küçümsercesine
Ve yükseklerden...

Ki Allah,
Kimseyi gözlerinden düşürmesin;
Emanna...

Hiç olmamış bir dua gibi biliyorum seni;
Hani varla yok arası gibi,
En çokta yokmuşsun misali,
Masalsı...

Ki anlayacağın sevdiğim;
Yine elde var sıfır güzelim...

Tüm umutlar deniz seviyesinde!
Hayaller suya düşüyor!
Geride kalan sadece kahır oluyor....

Ve anlayamayacağın kadarıyla;
Ben sevenindim,
Sende durmaksızın gidenim...

Gidenimdin,
Bende sevenin...

Yani aşk,
Öylesine işte,
Ne kadar anlatabilirsin ki,
Ne kadar anlayabilirsin ki...

Aşk bu,
Adı üstünde
Ve yanında soyadım yok...


İmza " O " adam.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Unut hatırla, unut hatırla, unut hatırla...


Ağlıyorum seni, böyle şarkılar jilet kesildiğinden beri,
gidişinin muhakkak bir gerekçesi vardır diye düşünüyorum,
kendimi ikna ediyorum; "olabilir yani, insan ölebilir "
hatta bir süre nefes almaya devam edebilir,
kalbi atabilir, konuşabilir bile"...

ama en çok susar...

seni ağlıyorum, hem de fazlasıyla
sigarayı tersinden yaktığım zamanlar da oluyor bazen,
ne yaptığımı bilmiyorum.
"o da beni seviyor" diyip,
ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor mesela.
Sen gideli iş başa düştü anlayacağın;

unut hatırla, unut hatırla, unut hatırla...

ben çok ağlıyorum seni, en çokta geceleri
vardır diye kendince gitmiş olmasının sebebleri diyerek,
kendimi ikna ediyorum;
"bazı ölüler gözlerini yummayabilir,
hatta bakabilir koyup başını yastığa odanın tavanına,
olur olmadık hayallere bile dalabilir..."

ne tuhaf ama...

bazı mısraların içinde piç kalabiliyor kelimeler, o kadar sahipsiz
o kadar terkedilmiş ve kime ait olduğu meçhul,
o kadar belirsiz...

çok ağlıyorum seni, hem de çok
dudaklarıma değince çay bardağının ılık teni, sen geliyorsun hemen aklıma.
"ağzımın tadı kaçıyor" diyeceğim ama, yürüyüp ardına bile bakmadan çekip gitmiş olduğunu hatırlıyorum, gözlerime çok şey kaçıyor bir anda...

anlıyorum seni aslında, hem de çok iyi anlıyorum;
sevmek yetmeyebiliyor bazı insanlara...



..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Üşüyor için ..



Çaydanlığı doldurup koydum ocağa,
hiç havamda değilim,
içim üşüyor,
bir çay iyi gider diye sigaranın yanında...

hani bir alakası yok ama,
sigarayı dudakların,
dumanını ise nefesin sanıyorum
gittiğinden bu yana...

sıkılıyorum, daralıyorum, içim içimi yiyiyor
hiçbir şey telafi edemiyor kaybetmişliğimi
ve hiçbir şey teselli olmuyor burukluğuma...

bilmem ne yapsam...

çıkıp yürüyorum öylece,
nereye gittiğimi önemsemeden
ne de olsa hiç bir gidiş sana gelmiyor diye,
başıboş bıraktım adımlarımı bu sokaklarda...

içim acıyor, ister istemez denk geliyor
vitrininin önünden geçtiğim yüzüğümüz
ve bir aşkı yarı da bıraktık diye camdan yansıyan yüzsüzlüğümüz,
çarpınca farkındalığıma;
fark ediyorum, terkedip gittiğini...

kendimden utanıyorum,
ikimizin yerine ikimizden utanıyorum,
ama seni bir türlü unutamıyorum...

sana da uğruyor mu böyle şeyler, bilmiyorum ama
bana çok oluyor, anlatamam...

sonra yorgunluğum iliklerime kadar işliyor,
gidiyorum hiç buluşmadığımız bir yere, oturup
iki çay söylüyorum, iyi gider diye yalnızlığın yanında...

içim üşüyor,
hiç havanda değilim...







İmza "O" adam..

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

Bir de bizim dilimizden hayat..

İlk yazım bu olsun istedim hep, o yüzden ilk bunu yazıyorum. Keyifli dakikalar :)

Bazı şeyleri zor elde etmek hatta elde edememek bile, kolay elde etmekten daha iyidir. Lunaparka gittiğinde o denli eğlenmen, sürekli orda bulunmadığından kaynaklanır. Denize sıfır otellerde tatil yapmanın en keyifli yanı,yılda en fazla 1 kere yapma imkanımızdan kaynaklanır. Emin olun bütün bir sene o otelde kalsanız bırakın eğlenmeyi, dinlenmeyi; canınız sıkılır. Maaşınızı çektiğinizde içinde bulunduğunuz mutluluk hali, o parayla    

yapacağınız şeyleri her zaman yapamamanızdan kaynaklanır. Kırk yılın başı bindiğiniz bir spor araba, normal şartlarda bindiğiniz vasat otomobiller yüzünden keyif verir. Bütün bu ara sıra yapıp delicesine eğlendiğimiz aktiviteler, "zenginlerin" normal yaşam tarzıdır. Sizin havuza giderkenki heyecanınızın binde biri onlarda yoktur. Çünkü triplex villalarının hem içinde hem bahçesinde havuz vardır. Sürekli Bugatti'ye binen bir adamı hangi araba mutlu edebilir ? Düşünüyorumda ben dahil bütün orta halli insanların hayali zengin olmak olmamalı.Yaşamı yaşanır kılan bazı şeyleri elde edememe, elde edemediklerinin peşinden koşturmak, aylarca para biriktirmek. Maaşı çeker çekmez borçları kapattığındaki iç huzurdur. Şimdi buraya kadar okuduysanız ve mantıklı geliyorsa bu yazdıklarımdan şöyle bir çıkarım yapmamız gerekmiyor mu ? Zenginlerin bize acıyacağına, bizim zenginlere acımamız gerekir. Çünkü asla fırında pide sırası bekleyemeyecekler, dakikaları sayamayacaklar eve yetişebilir miyim diye...Havalar soğuduğunda montunu ilk giydiğinde cebinden 20 lira çıkınca sevinemeyecekler. Arkadaşlarıyla kebapçıya gittiklerinde ayran parası kalmayınca ben zaten su içecektim diyemeyecekler. Babalarının peşinden koşamayacaklar aylarca "yeni telefon al" diye... Bayram günü harçlık istediğinde babasından "eşşek kadar oldun bayramda para mı istiyon lan hala" lafını duyamacaklar...



Selametle..

İmza " O " Adam..



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS